18 Mart Şehitlerimizi Anma Günü etkinliklerinden “Güneşin Askerleri Gelibolu” isimli tiyatro gösterisi Kazım Barış Çokan Kültür Merkezinde izleyicilerin beğenisine sunuldu. Türk Telekom Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen gösteride Çanakkale Savaşının anlatıldığı ve Görsel efektlerin ön plana çıktığı tiyatro gösterimi ilçe halkı tarafından büyük ilgi ile izlendi.
18 Mart Şehitlerimizi Anma Günü programının devamı olan “Güneşin Askerleri Gelibolu” isimli tiyatro gösterisi bu akşam Kazım Barış Çokan Kültür Merkezinde izleyicilerin beğenisine sunulacak. Türk Telekom Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenecek eserin yönetmeni Dr. Mine Bayrakeri’dir. Şehitler gününün anısına sergilenecek eser saat 13:00’de ortaöğrenim öğrencilerine, gece saat 19:00’da da protokol ve davetlilerce izlenecektir.
FIBA Erkekler Avrupa Kupası K Grubu'nda oynanan karşılaşmada Türk Telekom, Yunanistan temsilcisi Panionios Forthnet takımını 78-77 mağlup etti. Bu sonuçla Türk Telekom, Avrupa Kupası'nda çeyrek finale çıkmayı garantiledi. Türk Telekom, bugün oynanan karşılaşmada Belçika'nın Charleroi takımını mağlup eden Rusya'nın Lokomotiv Rostov takımıyla gelecek hafta Ankara'da grup birinciliği için karşılaşacak.
Telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell'in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad "Alo" idi. Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell'i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell'i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açıyor ve artık herkes "Alo" diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell'in anısına saygı olarak "Alo" demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı "Alo" sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.